29.10.10, 16:15.
TARİH BİLİNCİ
‘Arnold Toynbee’nin ‘Trahi Bilinci’ni ilk okuduğumda, 1984 yazıydı. Ciddi kuramsal metinleri sürekli okumaya başladığımda 1986 başı kışıydı.
‘Tema Larousse’u ilk 1994’te okudum. Belki 5. kez yeniden okuyorum.
Bu metin o nedenle yazıldı.
Dünya sistemini zihnimde tam oturttuktan sonra, sanırım ilk ‘Tema Larousse’u yeniden okuyorum. Tarih bölümünü okuyorum ve tarih bir dünya sistemi olarak çok net tanımlanır durumda. Zaten bölümün başında, Annales Okulu’na doğrudan gönderme var.
Neler değişmiş?:
1980 yazı (darbe öncesi) tarihli, tarihin çöküyor olduğu gerçeğinin tümdengelimsel çıkarsaması, artık berrak bir olgu ve tümevarım olmuş.
Dünya Sistemi birden çok biçimde resmedilebilir ama bu onun bütünlüğünü bozmaz.
Geçmişbilim-gelecekbilim sentezi yapılabilir ve ben onu yapabilir (zihinsel) konumdayım.
En yeni bilgi: Daha önce tarihin bütünlüğünün resmini tam göremiyormuşum. Ya da tarih bilinci, tarih momentiyle ve öz-bilinç momentiyle bir biçimde çakışmıyormuş.
Tarihin içine sokulup, dışına atılmam, bir teğet geçmenin biraz fazlasıymış.
Biyografi-tarih arasında hala birebir ilinti yok. Varsa da, ben hala göremiyorum. Demek ki biyografi bilincim eksik ama zaten hep öyleydi. Açıkçası, şu an biyorgafimin ne olacağıyla hiç mi hiç ilgilenmiyorum.
Yazarım, gerisine karışmam.
Dipnot: Bu satırların, 1. Cumhuriyet’in kesin bitirilmiş olduğu, bir cumhuriyet bayramı günü yazılıyor olması, tarihin bir ironisi olsa gerek.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder